İç Mekan Tasarımı Kapsamında Kullanıcı-İç Mekan ve İç Mekan-Mobilya Etkileşimi Doç. Dr. Nur Müge Güngör

Mobilya Dekorasyon Dergisi - Mobilya Dekorasyon - Dergi - Yayın - İletişim - Dergi

İç Mekan Tasarımı Kapsamında Kullanıcı-İç Mekan ve İç Mekan-Mobilya Etkileşimi Doç. Dr. Nur Müge Güngör

12-01-2019
İç Mekan Tasarımı Kapsamında Kullanıcı-İç Mekan ve İç Mekan-Mobilya Etkileşimi Doç. Dr. Nur Müge Güngör

İç Mekan Tasarımı Kapsamında Kullanıcı-İç Mekan ve İç Mekan-Mobilya Etkileşimi

Doç. Dr. Nur Müge Güngör

İ.Ü.- Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksekokulu

Malzeme ve Malzeme İşleme Teknolojileri Bölümü

Mobilya ve Dekorasyon Programı

 Özet

           Mekansal kalite, mekanın gereksinim için yeterli olması yeteneği veya mekanın kullanıma uygunluğu şeklinde tanımlanmaktadır. Mekansal kalite kavramının tasarımcı tarafından iç mekan kurgusunda en uygun şekilde değerlendirilmesi büyük öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı, iç mekan kurgusunda kullanıcı-iç mekan ve iç mekan–mobilya etkileşimlerini genel olarak ortaya koymak; günümüz değişen yaşam koşulları doğrultusunda bu etkileşimi tekrar gözden geçirmek ve iç mekan tasarımının işlevselliğini mekan kalitesi kavramı kapsamında incelemektir. Günümüzde mekânsal kalite kapsamında ele alınacak hususlardan biri; iç mekan tasarımlarında özellikle kısıtlı ve dar iç mekan düzenlenmesinde dönüşebilirliğin uygulanmasıdır. Dönüşebilirlik mekana genişleyebilirlik, bölümleme, fonksiyonel değişim, çok işlevsellik sunmaktadır. İç mekan tasarımlarında son yıllarda minimalizm ve etkileşimli mekan tasarımı kavramları da önemli yer tutmaktadır. Günümüzde mekansal kalite kapsamında ele alınabilecek diğer bir husus, iç mekanda teknolojik ürünler ile donatı elemanları tasarımının karşılıklı bir etkileşim içerisinde ele alınması gerekliliğidir. Mekan tasarımlarında iç mekan-mobilya etkileşimi göz önüne alındığında ise son yıllarda daha küçük alanlı konutların kullanımı mobilyaların eskisinden farklı olarak daha nitelikli olması zorunluluğunu ortaya çıkarmış; bu kapsamda mobilyaların işlevsellik ve tasarım özellikleri bakımından zenginleştirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. 

Anahtar kelimeler:Mekansal Kalite, İç Mekan Algısı, Kullanıcı-İç Mekan Etkileşimi, İç Mekan-Mobilya Etkileşimi

 

                                                          Abstract

 

            User- Interior Space and Interior Space-Furniture Interaction within the Scope of Interior Design

                       Spatial quality can be defined as having superior features of an interior space being enough for user requirements or superior interior space concept having relevance for people using. Optimally evalution of spatial quality concept for designer in interior fiction is of great importance. The scope of this study is to put forth generally user-interior space and interior space-furniture interaction in interior fiction and also to review and to evaluate this stated interaction related to nowadays changing living conditions. Also, examining the ınterior design functionality within the scope of spatial quality was summarized. Nowadays, one of the issues to be addressed within the scope of spatial quality is applying conversions specially for limited and narrow interior spaces. Conversion property offers expanding, partitioning, functional changing and multifunctionality for interior space. Also, minimalism and interactive space design properties have an important place for interior design in recent years. Another subject that has to be approached in concept of spatial quality is the necessity of thinking technologic products- interior design elements interaction nowadays. Having little interior spaces in residences at the present time, also directs necessity of designing high quality furnitures specially having functional features for interior design; evaluating interior space-furniture interaction. In this case, designing furnitures having features as functionality and special design have become important. 

Keywords:Spatial Quality, Interior Space Perception, User-Interior Space Interaction, Interior Space-Furniture Interaction.

  1. GİRİŞ

Kullanıcı olarak insan, mekanın kendi gereksinimlerini karşılamak ve amaçlarını tatmin etmek üzere tasarlanması gerektiği beklentisi içindedir. Bu nedenle birbirlerini doğrudan etkilemekte olan kullanıcı ve tasarlayıcı aralarındaki iletişim önem kazanmakta, bu doğrultuda tasarımcılara büyük sorumluluk düşmektedir. Bir başka deyişle, tasarımcı iç mekan kurgusunda kullanıcının yerini, diğer donatı elemanları ve mekanın bütünü ile olan etkileşimini iyi algılamalıdır. 

Bu çalışmanın amacı, iç mekan kurgusunda iç mekan-kullanıcı ve mobilya- iç mekan etkileşimini genel olarak ortaya koymak; günümüz değişen yaşam koşulları doğrultusunda bu etkileşimi tekrar gözden geçirmek ve iç mekan tasarımının işlevselliğini mekan kalitesi kavramı kapsamında incelemektir. Makalede ayrıca kullanıcı-iç mekan etkileşiminde iç mekan algısı, iç mekanda görsel algıyı etkileyen tasarım öğeleri hakkında öz bilgi verilmiştir.

  1. MEKAN VE İÇ MEKAN ALGISI 

Mimarlık sözlüğünde mekan; kişiyi çevreden belli bir ölçüde ayıran ve içinde çeşitli eylemlerini sürdürmesine elverişli olan bir boşluktur.” şeklinde tanımlanmıştır (1,2). Bu tanımdan mekanın aslında kullanıcı ile değer bulduğunu belirtebiliriz. Bu doğrultuda karşımıza mekanı kullananın mekan algısı kavramı çıkmaktadır. 

Mekan algısı ise psikolojik temel olarak; kişinin mekan içerisinde veya çevresinde kısa ve uzun süreli deneyim kazanması ve bu doğrultuda mekanın hatırlanması ile ilgilidir (3,2). İç mekan algılaması en temel tanımıyla; bakanın kendisi ile çevresinde gördüklerinin birbirlerine göre konumlarını algılaması olarak tanımlanmaktadır. İnsan içinde bulunduğu mekan ile sürekli bir etkileşim halindedir. Mekanın bünyesindeki fiziksel etkenler, kullanıcıları sürekli uyarır. Mekan sınırları, yüzeylerin formu, renkleri, dokusu, anlamı vb. gibi özellikleriyle kavranmaya çalışılır (4,2). Bu deneyim hareket ve zaman kavramına bağlı olarak değişir ve gelişir. Aynı zamanda kişinin mekan içindeki konumunun mekânsal ilişkileri çözümlemesi ile de bağlantılıdır (3,2).

  1. KULLANICI-İÇ MEKAN ETKİLEŞİMİ VE MEKANSAL KALİTE

                      İç mekan tasarımında en önemli husus; tasarımcının belleğinde oluşturduğu ve tasarladığı mekanı somut ürüne dönüştürürken, kullanıcıya ulaşabilmesi ve kendini ifade edebilmesidir. Bunu yapabilmek için tasarımcı tasarımda kullandığı kavramlara karşılık gelen anlam yüklü mekânsal öğeleri, toplumun kültüründen, beklentilerinden seçerek kendi bilgi ve deneyimleriyle değerlendirip şekillendirmelidir. (5). Ayrıca daha önceki başarılı mekan tasarımı uygulamaları da iyi bir tasarımcı için referans değeri dışında tecrübeler ışığında kullanıcı-iç mekan etkileşiminin en özgün örneklerini tasarlamaları için önemlidir. İşte bu durumda mekânsal kalite kavramı karşımıza çıkmaktadır. 

                       Mekansal kalite, “mekanın gereksinim için yeterli olması yeteneği veya mekanın kullanıma uygunluğu” şeklinde tanımlanmaktadır. Bu durumda kullanıcıların fizyolojik gereksinimleri ile birlikte psiko-sosyal gereksinimleri de önemsenmeli ve tasarımcılar tarafından uygulanmalıdır. Bu psiko-sosyal gereksinimler güvenlik, rahatlık, prestij, etkinlik, huzur ve güzelliktir. Bu gereksinmeler ile birlikte kullanıcıların içinde bulundukları kültür özellikleri de ele alınmalıdır. Kullanıcı ve tasarımcının aynı kültür özelliklerini taşımaları, tasarlanan gerçek mekan ile kullanıcının algıladığı mekan arasındaki farkı en aza indirecektir ve tasarımcıyı psiko-sosyal kaliteye daha çok yaklaştıracaktır (5,6,7).

                       Günümüzde mekânsal kalite kapsamında ele alınacak bir diğer husus, iç mekan tasarımlarında özellikle kısıtlı ve dar iç mekan örgütlenmesinde dönüşebilirliğin uygulanmasıdır. Dönüşebilirlik mekana genişleyebilirlik, bölümleme, fonksiyonel değişim, çok işlevsellik sunmaktadır. Bu kapsamda dar konutlar daha işlevsel ve estetik hale getirilmektedir (8). Resim 1’de mekanın genişleyebilme özelliği ile ilgili olarak mekanda balkona dönüşüm uygulaması görülmektedir (9). 

 

Resim 1. Mekansal tasarımlarda dönüşebilirliğe ait bir resim, https://www.bloomframe.com.   Bloomframe New York , ziyaret tarihi: 09.04.2018 (9). 

            İç mekan tasarımlarında son yıllarda minimalizm de önemli yer tutmaktadır. Minimalizm, bir tasarıyı minimum sayıda renk, değer, biçim, çizgi, doku ve malzemeye indirgeyerek ifade etmektir. Mimarlık ve tasarımdaki ifadesi ise” en az malzemeyle, en yalın, en ekonomik ve en işlevsel sonuca gitmek”tir. Günümüzde minimalist yaklaşımlar çerçevesinde iç mekan kurgusunda mobilya önemli bir mekan öğesi, bir eşya olmaktan öte mekanı kurgulayan sistemler olarak ele alınmaktadır. (10,11). 

            Kullanıcı iç mekan etkileşimi kapsamında ele alınabilecek bir diğer yaklaşım ise; “Etkileşimli Mekan” Tasarımı’dır. Etkileşimli mekan tasarımı tasarımcıların, bireylerin yaşadıkları mekanları diğer kişilerin kullandıkları mekanlardan farklı kılmak istemeleri amacı ile kullanıcı kişisel zevklerini ve alışkanlıklarını tasarımlarına yansıtmalarıdır (12).

            Günümüzde mekansal kalite kapsamında ele alınabilecek diğer bir husus,  iç mekanda teknolojik ürünler ile donatı elemanları tasarımının karşılıklı bir etkileşim içerisinde ele alınması gerekliliğidir. Teknolojik ürün ve donatı elemanı tasarımcı grubunun özellikle ürün geliştirme ve tasarım aşamalarında birbiriyle uyumlu çalışmaları bugün kullanıcıların yaşadığı problemleri azaltacak ve mekan tasarımının kalitesini olumlu yönde etkileyecektir (13).

            Deprem riski yüksek bölgelerde iç mekan düzenlemeleri ile can ve mal kaybının bir miktar da olsa önlenebilmesi hususu da iç mekan kurgusunda değerlendirilmelidir. Bu doğrultuda özellikle mobilyalarda gardrop ve şifonyer duvar bağlantı uygulamaları, dolap kapak sabitleme ve kapak kilit uygulamaları önerilmektedir (14).

            Kullanıcı-iç mekan etkileşiminde yaşlıların yaşadıkları en büyük sorun donatı elemanlarının kullanımında fiziksel zorluk yaşamalarıdır. Bu zorlukların göz önüne alınması ve yaşlıların antropometrik ölçülerinin iç mekan tasarımına uygulanması yaşlıların iç mekanlarda yaşam kalitelerini artırmaktadır. Bu kapsamda lavabo, tuvalet, banyo ve tutamaklar ile ilgili hususlar iç mekan tasarımlarında ele alınmalıdır (15). 

 

            3.1.KULLANICI-İÇ MEKAN ETKİLEŞİMİNDE İÇ MEKAN ALGISI

            Mekanın fiziksel değişkenleri ile psikolojik faktörler arasındaki ilişkileri kapsayan “Mekansal Algı” kavramına açıklık kazandırmak için çevre bileşenlerinin toplam etkisinin saptanması gerekmektedir (16,2). Bir mekanı oluşturan mobilya, aksesuar, zemin gibi tüm bileşenlerin görsel etkileri, onların tasarım öğeleri olan; nokta çizgi, renk, form ve dokunun uyarıcı özelliklerinden etkilenerek bunların her birine anlam yüklenmesiyle oluşur (17,2). Form, objenin aldığı biçimdir ve dikdörtgen, kare, üçgen, oval gibi farklı şekillerde olabilir. Üçgenler ve diyagonallar genellikle dinamik özellik gösterip hareketi belirtirken, yatay bir dikdörtgen dinginliği çağrıştırır. Tüm formların düz ya da pürüzlü, parlak ya da mat, yumuşak ya da sert biçimde dokuları vardır. Farklı dokularla sıcak ya da soğuk mekanlar yaratılabilir. Renk ise mekan algısını en yüksek oranda etkileyen tasarım ögesidir. Kırmızı kullanılarak enerji elde edilebilirken, yeşille huzur ve dinginlik sağlanabilir (18,2). Çizgi yalnızca yönü belirlemez, aynı zamanda ruhsal durumun sembolü ve genişlik ya da yüksekliğin ifadesi anlamına da gelir. Çizgi kalınlaşıp incelerek, keskinleşip yumuşayarak, koyulaşıp açılarak, biçim ve düzene ışık değerleri katar, etkinlik kazandırır. Böylece duygusal bir güce erişerek tasarıma özgün bir anlam katmaktadır (19,2). 

3.2. İÇ MEKANDA GÖRSEL ALGIYI ETKİLEYEN TASARIM ÖĞELERİ

            İç mekanda görsel algıyı etkileyen tasarım öğelerini biçim, renk, malzeme, doku, ışık olarak belirtmek mümkündür. 

            Biçim: Biçimlerin iç mekana kazandırdıkları bir değer ve nitelik vardır. Bu değerler mekanda konfor, sıcaklık, samimiyet, hareket gibi birbirinden farklı etkiler oluşturabilir. Kavisli ve aynı zamanda yumuşak geçişli biçimlerin bulunduğu mekanlar rahatlık, konfor hissi uyandırır. Biçimin iç mekanda algılanması, akla ilk olarak algılanan boşlukta var olan üç boyutlu formları getirir. Oysa ki iç mekanın kendisi de üç boyutlu bir biçimdir. Mekanı oluşturan bu üç boyutlu biçimi algılama, onu oluşturan öğeleri algılama yoluyla gerçekleşir (20,21,16,2). 

            Renk: Renk çok önemli bir fiziksel algılama bileşeni olmanın dışında psikolojik algılamayla ve estetik boyutuyla birlikte değerlendirilmesi gereken mekanın en güçlü iletisidir. Renk mekan dinamiklerini değiştirebilir. Renkle yapılan optik yansımalarla mekan olduğundan daha dinamik ya da durağan hissettirilebilir. Aynı zamanda renklerin bir arada kullanılmasında mekandaki hacimler de gerçeğinden daha geniş, daha yüksek, daha derin, dar görülebilmektedir (22). Mekan içinde malzemelerin birlikteliği düşünüldüğünde, seçilen malzemelerin renk özellikleri, kapladıkları yüzey alanı ile birlikte düşünülmelidir. Kişilerin mekan izlenimlerinde renk-malzeme-doku-ışık etkileşimi etkin rol oynamaktadır. Bu nedenle iç mimarlık projesi tasarımında renk, malzeme ve ışık tasarım kararları ile birlikte düşünülmesi gereken bir süreçtir (23, 24). Renklerin tür, değer, doygunluklarına göre değişen sıcaklık, soğukluk, aktiflik, pasiflik, uyarıcılık, dinlendiricilik gibi pek çok psikolojik etkileri olduğu günümüzde deneylerle kanıtlanmıştır (25).

            Malzeme: Malzeme mimari tasarımları performansıyla olduğu kadar doğasıyla, formları, yüzey dokuları, iç yapıları, strüktür özellikleri, akışkanlıkları ile etkilemektedir. Günümüzde malzeme fiziksel performansı yanında mimarinin tasarımlara yansıyan yeni eğilimlerindeki gelişimleri destekleyen en yetkin öğesi olarak karşımıza çıkmaktadır (22).

            Doku: Bir mekanın optik dokusu büyük ölçüde görsel örüntüsüne, dokunsal dokusu ise insan eliyle fiziksel olarak hissedilebilen öğelerine gönderme yapar (22, 26). Mekanlardaki yüzeylerin dokuları mekanı anlatan görsel ve nesnel unsurlardır. Doku, mekanın görsel değerlerine büyük ölçüde etki ederken, mekan-yüzey-malzeme ilişkisini karakterize eden aynı anda iki duyguyu yani; görme ve dokunma duygularını harekete geçiren uyarıcı bir iletişim elemanıdır (27). 

            Işık: Sınır ve ışık mekanın karakteristik özelliklerinin tanımlanması açısından birbirini tamamlayan kavramlardır. Mekan içerisinde istenilen dinamiği oluşturmak için; temel bir tasarım bileşeni olan ışığın nitel ve nicel özelliklerini bilmek gerekmektedir. Bu doğrultuda oluşturulan mekânsal kurguda ışık, strüktür, form, hacim gibi unsurlar ve bir üst düzlemde sınır, zaman gibi kavramlara bağlı olarak multidisipliner şekilde düşünülmelidir (28). 

  1. İÇ MEKAN-MOBİLYA ETKİLEŞİMİ

İç mekan tasarımlarında kullanıcı değerleri esas alınarak, iç mekan-donatı elemanları etkileşiminin en ideal şekilde ortaya konması gerekmektedir. Bir başka deyişle, mekanın donatı elemanları ile etkileşimi, mekan kullanıcısının varlığı, özellikleri ve mekandan beklentileri ile değer bulmaktadır. Bu başlık altında günümüz konutlarında mekan donatı elemanlarından biri olan mobilyanın mekan ile etkileşimi konusu işlevsellik boyutu ile ele alınmıştır.

            Genel olarak günümüzde daha küçük alanlı konutların kullanımı, mobilyaların eskisinden farklı olarak daha nitelikli olması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda Türkiye’de “mobil hane halkı” ve “kira konut” kavramları üzerinden konut içinde kullanılan mobilyaların işlevsellik ve tasarım özellikleri bakımından zenginleştirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Mobilyada işlevselliğin bu doğrultuda ele alınmasıyla; eylem alanlarının üst üste bindirilmesi, mobilyanın farklı zamanlarda farklı eylemleri gerçekleştirebilmesi, mobilyanın kullanılmayan bölümlerine işlev yüklenmesi modülerlik, toplanabilirlik- boyut değiştirilebilirlik,-depolanabilirlik özellikleri sağlanmıştır (29). Günümüzde mobilyaların işlevselliği konulu bir resim Resim 2’de görülmektedir (30). 

 

Resim 2: Günümüzde mobilyaların işlevselliği konulu bir resim. (https://www.digsdigs.com/functional-furniture-with-folding-bed-for-small-living-room-swing-by-clei/, ziyaret tarihi: 09.04.2018) (30). 

Ayrıca mobilyalar ile ilgili diğer beklentiler, mekandan mekana taşınmasının kolay olması hafif olması, estetik olması, üretiminin basit olması ve mümkün olan en az malzeme ile üretilmesi olarak belirtilmektedir (31). Mobilyaya tasarım özellikleri olarak da iç mekan algısını etkileyen özelliklerin kazandırılması önem kazanmıştır. Özellikle örneğin dar mekanlarda mekanın iç hacminin bir bütün olarak algılanmasını sağlamak için çizgisel ve hafif mobilyalar tercih edilmektedir. Mobilyaların hafiflik ve çizgisellikleri mekandaki boşluğa vurgu yapmakta; bu sayede görsel akışkanlığı olan geniş, sade ve özgür yaşam alanları elde etmek mümkün olmaktadır. Mobilya tasarımında ürünü hayata geçiren malzeme özelliklerinin mekan algısındaki önemi büyüktür. Özellikle mobilyanın yüzeyleri insanla fiziksel ve görsel ilişki kuran, dolayısıyla ilk algılanan noktalardır (29). Resim 3’te hafiflik ve çizgisellikleri mekandaki boşluğa vurgu yapan bu sayede görsel akışkanlığı olan geniş ve sade yaşam alanları sunan mobilyalara örnekler görülmektedir (32). 

            Resim 3: Hafiflik ve çizgisellikleri mekandaki boşluğa vurgu yapan bu sayede görsel akışkanlığı olan geniş ve sade yaşam alanları sunan mobilyalar, http://prefaes.com/?attachment_id=2036, ziyaret tarihi:09.04.2018) (32). 

 

  1. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

 

İç mekan tasarımcıları tasarlayacakları mekanı kurgularken kullanıcının mekânsal algı ve beklentilerini önemsemelidir. Bir başka deyişle, tasarımcı belleğinde oluşturduğu ve tasarladığı mekanı somut ürüne dönüştürürken, kullanıcıya ulaşabilmeli ve kendini ifade edebilmelidir. Doğru kurgulanmış mekanlar kullanıcının algılamasını etkileyerek olumlu davranışsal tepkilere yöneltecektir. Bu durumda karşımıza mekânsal kalite kavramı çıkmaktadır. Mekansal kalite, mekanın gereksinim için yeterli olması yeteneği veya mekanın kullanıma uygunluğu şeklinde tanımlanmaktadır.  Mekanın kalitesi, kullanıcının hem fizyolojik gereksinmelerini hem de güvenlik, rahatlık, prestij, sosyal ilişkiler, etkinlik, huzur ve güzellik gibi psiko-sosyal gereksinimlerini karşılayabilmelidir. Mekan kalitesi ile ele alınması gereken diğer bir konu mekânsal algı kavramıdır. Mekansal algı mekanın fiziksel değişkenleri ile psikolojik faktörler arasındaki ilişkileri kapsamakta olup, çevre bileşenlerinin kullanıcı üzerindeki toplam etkisi olarak açıklanmaktadır. Bir mekanı oluşturan mobilya, aksesuar, zemin gibi tüm bileşenlerin görsel etkileri; onların tasarım öğeleri olan nokta, çizgi, renk, form ve dokunun uyarıcı özelliklerinden etkilenerek bunların her birine anlam yüklemesiyle oluşmaktadır. 

 

Günümüzde iç mekan kurgusunda tasarımcılar mekânsal kalite konusu üzerinde durmalıdır. Bu kapsamda ele alınacak hususlar;  iç mekan tasarımlarında özellikle kısıtlı ve dar iç mekan düzenlenmesinde dönüşebilirliğin uygulanması, yaşlıların antropometrik ölçülerinin iç mekan tasarımına uygulanması ile yaşlıların iç mekanlarda yaşam kalitelerini artırılabileceği tasarımların oluşturulması, iç mekanda teknolojik ürünler ile donatı elemanlarının karşılıklı bir etkileşim içerisinde bulunduğunun iç mekan tasarımcısı tarafından düşünülmesi ve iç mekan tasarım ögelerinin bu doğrultuda uygun özellikte seçimidir. Son yıllarda iç mekan tasarımında minimalizm akımı ve “Etkileşimli mekan” tasarımı kavramının uygulandığı mekanlara rastlamak mümkündür. Son yıllarda daha küçük alanlı konutların kullanımı mobilyaların işlevsellik ve tasarım özellikleri bakımından zenginleştirilmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır.  

            İç mekan kurgusunda yukarıda açıklanan hususların tasarımcı tarafından önemsenmesi ve değerlendirilmesi ideal iç mekan tasarımlarının gerçekleştirilmesi bakımından büyük önem arz etmektedir. İç mekan tasarımlarında kullanıcı-mekan ve mekan-mobilya etkileşiminin en iyi şekilde kurgulanması, ideal tasarımcı-kullanıcı iletişiminin ortaya konması ve mekan-kullanıcı-tasarımcı iletişim döngüsünün en uygun şekilde gerçekleştirilmesiyle sağlanmaktadır. Bir başka deyişle; “Mekan-kullanıcı-tasarımcı iletişim döngüsü” modeli mekan tasarım temasının işlevsellik ve estetik boyutuyla hem kullanıcı hem de tasarımcı tarafından en iyi şekilde algılanabilmesine hizmet etmekte olan bir araç olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca bu model iç mekan tasarımcının daha sonraki uygulamalarında da kullanabileceği kullanıcı psiko-sosyal değerlerini de içermekte ve iç mekan tasarımcısının her biten uygulamada konu ile deneyimini arttırmaktadır. 

 

KAYNAKLAR

  1. HASOL, D. (1990): Ansiklopedik Mimarlık Sözlüğü, Yem Yayın, İstanbul. 
  2. ASLAN, F., ASLAN. E., ATİK, A. (2015): İç Mekanda Algı, İnönü Üniversitesi Sanat ve Tasarım Dergisi, ISSN:1309-9876, E-ISSN: 1309-9884, Cilt:5, Sayı:11, sf: 139-151. 
  3. ÖZEN, A. (2006): Mimari Sanal Gerçeklik Ortamlarında Algı Psikolojisi, Bilgi Teknolojileri Kongresi IV, Akademik Bilişim 2006, Denizli, ab.org.tr/ab06/bildiri/81.doc.
  4. AYDINTAN, E. (2001): Yüzey Kaplama Malzemelerinin İç Mekan Algısına Anlamsal Boyutta Etkisi Üzerine Deneysel Bir Çalışma, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Mimarlık Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Trabzon.
  5. GÜNAL, B., ESİN, N. (2007): İnsan-Mekan İletişim Modeli Bağlamında Konutta Psiko-Sosyal Kalitenin İrdelenmesi, İTÜ Dergisi, Mimarlık, Planlama, Tasarım, Cilt:6, Sayı:1, sf: 19-30, Mart.
  6. ÖZSOY, A., ALTAŞ (ESİN), N., OK, V., PULAT, G. (1995): Toplu Konutlarda Davranışsal Verilere Dayalı Nitelik Değerlendirmesi, Araştırma Raporu TÜBİTAK, INTAG 102, İstanbul. 
  7. ALTAŞ, N.E. (1994): Kalite Kavramı Üzerine Bir İnceleme: Fiziksel Çevrede Kalite Parametreleri Modeli, Journal of İstanbul Technical University, Cilt: 52, Sayı 3-4, sf: 37-48. 
  8. ÖZÇELİK, Ö., KAPROL, T. (2017): İç Mekan Örgütlenmesinde Esneklik Ve Fonksiyonellik Kavramı Bağlamında Mekanın Değerlendirilmesi Ve Düzenlenmesi, İleri Teknoloji Bilimleri Dergisi, Cilt:6, Sayı:3, sf: 301-312. 
  9. https://www.bloomframe.com.,Bloomframe New York , ziyaret tarihi: 09.04.2018.
  10. KALAY, T.(2017): İç Mekan Kurgusunda Mobilya’nın Yeri: Minimalist Yaklaşımlar, İleri Teknoloji Bilimleri Dergisi, Cilt: 6, Sayı:3, sf: 133-144. 
  11. ISLAKOĞLU, P.M. (2005): Mimarlıkta Minimalizm, Ege Mimarlık Dergisi, Cilt:3, Sayı:55, sf:14-19. 
  12. ARABACIOĞLU, B.C. (2008): “Etkileşimli Mekan” Tasarımı, KMİM- Mimarlar Odası Kocaeli Şubesi Dergisi, 3, Sf: 43-51. 
  13. YILDIRIM, K., AKALIN, A., ŞİMŞEK, M., KAHRAMAN, N. (2008): Konut İç Mekan Donatı Elemanları İle Teknolojik Ürünler Arası İlişkilerin Kullanıcı Memnuniyetine Etkisi, Politeknik Dergisi, Cilt:11, Sayı:1, Sf: 77-81. 
  14. KARAMANOĞLU, M., ULAY, G. (2017): Deprem Riski Yüksek Bölgelerde İç Mekan Düzenlemelerinin İncelenmesi (Tosya Örneği), Kastamonu Üniversitesi, Orman Fakültesi Dergisi, Cilt:17, Sayı: 1, Sf: 186-193. 
  15. KALINKARA, V. (2015): Yaşlıların Antropometrik Ölçülerinin İç Mekan Tasarımına Uygulanması, Yaşlı Sorunları Araştırma Dergisi, Cilt:8, Sayı:2, Sf: 98-113. 
  16. GÖLER, S. (2009): Biçim, Renk, Malzeme, Doku ve Işığın Mekan Algısına Etkisi, Yüksek Lisans Tezi, Mimar Sinan G.S.Ü., Fen Bilimleri Enstitüsü, İstanbul. 
  17. DOMMOLEN. D.B.V. (1971): Designing And Decorating Interiors, John Wiley&Sons Inc, 282 p. 
  18. YAZICIOĞLU, D.A., MERAL, P.S. (2011):İç Mekan Tasarımının Kurum Kimliğine Uygunluğunun Ölçülmesine Yönelik Yöntem Önerisi, Yalova Sosyal Bilimler Dergisi Cilt:1, Sayı:1, Sf: 111-131. 
  19. KALINKARA, V. (2001): Konutta İç Dekorasyon, Teknik Yayınevi, Mühendislik Mimarlık Yayınları.
  20. DİNÇER, A. (2011): Konutlarda Mekan Tasarımı Kriterlerinin Görsel Algılama Açısından İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi,  Haliç Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü.
  21. ÜNAL, B.(2013): Mobil Konutların İç Mekan Tasarımlarının Görsel Algı Açısından İrdelenmesi: Geçici Afet Konutları Örneği, Atılım Üniversitesi, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Anabilim Dalı, Ankara, 190 s. 
  22. GEZER, H. (2012): Mekanı Kavrama Sürecinde Algılama Bileşenleri, İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Yıl:11, Sayı:21, sf: 1-10. 
  23. MANAV, B. (2015): Renk- Anlam-Mekan İlişkisi, The Turkish Online Journal of Design, Art and Communication-TOJDAC, Volume:5, Issue:3. 
  24. ÖZSAVAŞ, N. (2016): İç Mekan Tasarımında Renk Algısı, SDÜ Art-E, Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Dergisi, Cilt:9, Sayı:18, ISSN: 1308-2698. 
  25. ÖZDEMİR, T. (2005): Tasarımda Renk Seçimini Etkileyen Kriterler, Ç.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt:14, Sayı:2, sf:391-402.
  26. LELAND, R. M. (2006): Mimarlığınn Öyküsü, Ögeleri Ve Anlamı (Çev. Ergün Akça,).İstanbul: Kabalcı Yayınevi. 
  27. GEZER, H. (2007): Yüzey Kimliği, Malzemenin Kendini İfadesi, Mimarlıkta Malzeme Dergisi, Sayı:4, Sf:35-45. 
  28. TURGAY, O., ALTUNCU, D. (2011): İç Mekanda Kullanılan Yapay Aydınlatmanın Kullanıcı Açısından Etkileri, Çankaya University Journal of Science and Engineering, Volume:8, No:1, pg: 167-181. , ISSN: 1309-6788.
  29. ÜST, S.(2015): Konutlarda İç Mekan İle Mobilya Etkileşimi Bağlamında Mobilyaya Dair Özelliklerin İncelenmesi, STD Haziran Sayısı, Sf: 103-118.
  30. https://www.digsdigs.com/functional-furniture-with-folding-bed-for-small-living-room-swing-by-clei/, ziyaret tarihi: 09.04.2018. 
  31. ÖZÇELİK, Ö., KAPROL, T. (2017): Dar Mekan Perspektifinden Özgün Sehpa Ve Sandalye Tasarımları, İleri Teknoloji Bilimleri Dergisi, Cilt: 6, Sayı:3, Sf:289-300. ISSN: 2147-345.
  32. http://prefaes.com/?attachment_id=2036, ziyaret tarihi:09.04.2018. 

 

yazar

Nesip Uzun

E-bülten için e-posta bırak